Modanın Flamenko Tutkusu

endülüs halk müziği flamenko; İspanya’nın güneyinde yaşayan yerel halkın asi ve özgür ruhunun sanata yansımasıdır. Kendine has müziği, dansı, şarkı sözleri, enstrümanları ve kıyafetleri ile zaman içinde bu topluma özgü kültürel bir kimliğe dönüşmüştür.

Bu kültürün giyilebilir dünyasını en iyi tanımlayanlardan biri 19. yüzyıl Fransız edebiyatı yazarlarından Théophile Gautier’dir. Gautier’e göre flamenko modası; dans eden kadını değil, kadının dans ettiğini hissettirir izleyenlere.


Kadının dansından süzülen cazibe, flamenko sahnesinin ötesinde, ünlü tasarımcıların koleksiyonlarında da yer bulmuştur kendine. Bu kültürün büyülü kıyafetlerini kendi yorumlarıyla yeniden tanımlayan Cristóbal Balenciaga, Alexandar McQueen, Yves Saint Lauren, Dolce&Gabbana, Christian Dior ve daha niceleri moda sahnesine taşımıştır tutkunun dansı flamenkoyu.


untitledFlamenko modası; dans eden kadını değil, kadının dans ettiğini hissettirir izleyenlere.”


Flamenkonun doğuşunu çok daha eskilere dayandıran kaynaklar olsa da; genel olarak 15. yüzyılda İspanya’nın Endülüs topraklarına göç eden gitanoların* bu kültürün temelini hazırladıkları kabul edilmektedir. Buraya farklı diyarlardan gelip yerleşik düzene geçen yoksul ve köylü halkın özgün sanatı, 19. yüzyılın Romantizm akımıyla yeni bir çehre edinir kendine.

Maceraperest ve özgür bir toplumun müziğinden dökülen duyguların yönettiği, seyredenlerin büyülendiği bu dans; soyluların dikkatinden de kaçmaz. Ve bu kültürü köyden alır kendi yaşam alanlarına getirirler.

Kültürün köyden kente göçüne; yalnızca müzik ve dans değil, yerel halkın kıyafetleri de konu olur. Zira soylu refikalar, kerimeler bu dansın modasını dönemin tavernalarına, lüks salonlarına birer birer taşırlar.

Puantiye ve çiçek desenleriyle renklenen kumaşlar, lüks mekanların canlı ruhu olurDSC_0038 yıllarca… Volanların hareket kattığı, kadının bedenini ön plana çıkartan elbiseler, elde işlenmiş bahar motifleriyle hayat bulan şallar, sıkı topuzların vazgeçilmezi çiçekler, süslü taraklar, iri küpeler, yelpazeler bu kültüre has bir moda haline gelir.

Sadece kıyafet ve aksesuarlar değil aynı zamanda asli görevinin ötesinde flamenkonun temel bir enstrümanı haline gelen ayakkabılar da flamenko modası denilince hatırlanması gerekenler arasındadır her zaman. Yavaş yavaş toplumun her kademesini etkisi altına alan flamenko eğilimi; İspanya’nın geleneksel kıyafeti haline gelir.

20. yüzyılın ortalarında ise İspanyol modacı Cristóbal Balenciaga, hazırladığı koleksiyonunda flamenko tarzına yer verir. Balenciaga’nın elinden çıkan kat kat fırfırlarla hareketlendirilmiş elbiseler flamenko tutkusunu yansıtırken, modanın ruhu da flamenko çizgisinin hareketleriyle özgürleşir adeta.

Moda her ne kadar sürekli bir değişim içerisinde olsa da aslında bir o kadar da kendini tekrar eder. Diğer bir deyişle, kimi zaman geçmişin güncellenmesi olarak çıkar karşımıza.

Dolayısıyla tasarım kürede esen flamenko rüzgarından etkilenen sadece Balenciaga değildir. 2000’li yılların başında Alexander McQueen flamenko folkloruna kendi çizgisinden yaklaşır.

lee 2002McQueen’in 2002 İlkbahar/Yaz koleksiyonu The Dance of the Twisted Bull ünlü tasarımcının gözünden flamenko kültürünün moda sahnesine yansımasıdır. Bu defileye anlam kazandıran önemli detaylardan biri flamenko ile boğa güreşi temalarının aynı sahneyi paylaşmasıdır.

Aslında bu ikiliyi ilk defa aynı mekanda bir araya getiren McQueen değildir tabii ki. Flamenko ve boğa güreşleri geçmişten beri aynı arenada bir arada sahnelenmektedir. Hatta Flamenco, An Englishman’s Passion kitabının yazarı Tony Bryant; flamenko sanatını boğa güreşinin kız kardeşi olarak tanımlamaktadır.

İşte bu yüzden The Dance of the Twisted Bull defilesi; flamenko tarzının ünlü bir tasarımcı tarafından yeniden sergilenmesi değil, flamenko kültürel öz değerlerinin moda tutkusuyla dans etmesidir. Öyle ki Alexander McQueen’in koleksiyonunda, bu kültürün felsefesini oluşturan asilik, özgürlük ve boyun eğme moda çerçevesinde harmanlanarak izleyenlere sunulmuştur adeta.

Tabii ki flamenko ile moda arasındaki ilişkiyi dünyaca tanınan tasarımcılarla sınırlamak da doğru değil. Flamenkonun ana merkezi Endülüs bölgesinin moda sektörü de bu stilin gelişimine katkı sağlamakta. 2015 yılına ait verilere göre küçük ve orta ölçekli bir çok işletmenin faaliyet gösterdiği sektörün yıllık cirosu sekiz milyon avro civarında.

simof 17Hatta sektörün bu kesimini flamenko tutkunları ile buluşturmak adına İspanya’da her yıl el Salón Internacional de la Moda Flamenca (SIMOF)** adlı flamenko fuarı düzenleniyor. On yedi yılı aşkın süredir devam eden bu etkinliğin ev sahibi ise Endülüs’ün başkenti Sevilla. Fuar, aynı zamanda ilk ticari flamenko fuarı olma özelliğine de sahip.

Bu yıl 23’üncüsü gerçekleştirilen etkinliğe; 30 yılı aşkın süredir flamenkoya gönül verenleri giydiren Carmen Latorre‘den, çocuklar için flamenko kıyafetleri üreten Mi Bebesito‘ya, bu modanın vazgeçilmezi el işlemesi şalları üreten MR Bordados a Mano‘ya, topuzlara renk katan taraklar ile iri küpeleri portföyüne taşıyan castanets-309579_1280Tirinitran‘a kadar kırkı aşkın firma katıldı.

SIMOF 2017’de ziyaretçilerin beğenisine sunulanlar bunlarla da sınırlı değildi. Tabii ki dansın ritmini oluşturan ve enstrümantal giyilebilir moda unsuru haline gelen ayakkabı ve kastanyetler*** de fuarda sergilenenler arasındaydı.

Yüzyıllardır devam eden moda-flamenko birlikteliğini en son podyuma taşıyanlardan biri ise Kolombiyalı tasarımcı Johanna Ortiz. Ortiz’in 2017 Sonbahar Hazır Giyim tasarımları da McQueen’in The Dance of the Twisted Bull defilesindeki kıyafetler gibi flamenko stiline güncellik kazandırmanın ötesine geçmeyi başarmış bir koleksiyonun parçaları.

Ancak Ortiz’in elinden modaya yansıyan flamenko tutkusu başka bir yazının konusu.


Kaynaklar:
Flamenco, An Englisman’s Passion, Tony Bryant, 2009, London: Sol y Sombra Books
Flamenco, Clara de la Flor, 2011, Barcelona: difusión
Moda flamenca: un negocio de ocho millones detrás del único traje regional que salta fronteras
Fashion flirts with flamenco
SIMOF Resmi Internet Sitesi


Fotoğraflar: Koleksiyondan, Alexandar McQueen The Dance of the Twisted Bull defilesinden ekran görüntüsü, SIMOF Resmi İnternet Sitesi, pixabay


* Gitano, İspanyol diline ait bir kelime olup; Hindistan’dan gelerek Avrupa kıtasına yayılmış, koyu tenli siyah saçlı göçebe bir toplumu ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Kelimenin Türkçe’deki karşılığı ise çingenedir.

**24. SIMOF Flamenko Fuarı 2018 yılında 1-4 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek.

***Kastenyet (castañuela); parmaklara takılan bir zil türüdür. Ahşap, fildişi veya plastikten yapılan küçük içbükey iki parça bir kordon ile birleştirilir ve parmaklar vasıtasıyla hareket ettirilerek dansa ritim katılır.

Flamenko, 2010 yılında UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesine dahil edildi. Bu sayede flamenkonun zengin niteliği uluslararası seviyede bir kez daha vurgulandı.


Önceki
↩Desigual: Hayat Güzel…


Sonraki
Ofiste Değişim… ↪