Modanın Politikası: Moda Praksisi

moda praksisiModanın görünen yüzünü sosyal ağlarda, moda dergilerinde, bloglarda, televizyon programlarında her gün merakla takip ediyoruz.

Peki ya sektörün perde arkasında olup bitenleri, modayı çekip çeviren, ona yön veren politikayı?

Her ne kadar modanın arka planına derinlemesine ışık tutan kaynaklar halen sınırlı olsa da sevindirici olan şu ki bu konuya eğilen araştırmacıların, yapılan çalışmaların ve yayınların sayısı son yıllarda artış gösterdi.

İşte Moda Praksisi bunlardan bir tanesi.

Orijinal adıyla The Fashion Condition, Moda Praksisi Kolektif’i tarafından hazırlanarak üç yıl önce FashionPraxis adlı internet sitesinde okuyucusuyla buluştu. Çalışmayı orijinal dilinden çevirerek Türkçe literatüre Moda Praksisi adıyla bu yıl kazandıran ise Dilara Kılıç.

Kolektif’i oluşturan 12 araştırmacıdan ön plana çıkanlardan biri Otto von Busch. Von Busch, 2008’de Gothenburg Üniversitesi’nde yayınladığı “Fashion-able: Hacktivism and Engaged Fashion Design” adlı doktora tezi ile modakürede büyük ilgi toplamış bir akademisyen. Şu anda New York’taki Parsons the New School for Design ve Stockholm’deki Konstfack University College of Art, Craft and Design’da doçentlik yapmaya devam ediyor.

praksis soru

Von Busch ve diğerlerini bu çalışmayı hazırlamaya yönlendiren altı soruyla başlıyor kitap. İlerleyen bölümlerde ise modanın sıradanlığını, moda eğitimini, israfı, politikayı ve modayı moda yapan pek çok kavramı gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla cesur bir şekilde irdeliyor.


untitledModa söz konusu olduğunda cesaret, toplumsal baskı altında ağırbaşlı ve özgüvenli davranma kahramanlığıdır.”


Çalışmanın temelini ise Siyaset Bilimi ve Felsefe alanında literatüre kazandırdığı çalışmalarıyla tanınan Profesör Hannah Arendt’in görüşlerinin moda çerçevesinde düşünülmesi oluşturuyor. Ve bu sayede incelemeye felsefi bir boyut kazandırılıyor.

Kitabın son bölümü, incelemeye katkı sağlayan moda uygulayıcıları, araştırmacılar ve aktivistlerin kitabın başındaki sorulara verdiği yanıtlara ayrılmış. Her biri kendi bireysel düşünceleri doğrultusunda soruları yanıtlamış. Haliyle kimi sorularda birbiri ile çelişen cevaplara rastlamak da mümkün.

Ama güzel olan farklı görüşlere rağmen bir araya gelip ortak çalışma sunabilen bir grubun cevaplarını “Seslerin Birliği” adını taşıyan bir bölüm altında paylaşabilmeleri.

Arendt’in de dediği gibi “Dünyamızın sonu, ona yalnızca tek bir açıdan bakıldığında ve kendisine sadece tek bir perspektiften bakmaya kapı açtığımızda gelmiş demektir.

Bu doğrultuda; modaya farklı açılardan yaklaşmak, onu eleştirmek ve incelemek sanıldığı ve korkulduğu gibi modanın sonunu değil geleceğini hazırlar da denilebilir.

Özetle, Moda Praksisi, modanın gelecek günlerine ve sürdürülebilirliğine katkı sağlamak isteyen moda araştırmacılarının konuyla ilgili bilgi dağarcıklarını zenginleştirebilecekleri ve konuya ilgisi olanların keyifle okuyabileceği kaynak bir çalışma niteliğinde.

Kitap, kendi içinde barındırdığı aydınlatıcı fikirlerin yanı sıra Referanslar kısmıyla da okuyana daha sonraki araştırmaları için zemin hazırlayabilecek şekilde kapsamlı bir birikime de sahip. Mesela benim okumak üzere seçtiğim ilk kitap Malcolm Gladwell’in The Tipping Point adlı kitabı.

Sizin seçiminiz?


📖Moda Praksisi
Otto von Busch vd.

Türkçesi: Dilara Kılıç
133 sayfa, Yeni İnsan Yayınevi


Önceki
↩ Modada Etiklik…


Sonraki
Bizim İş Halleri… ↪