İş’te Veri Stratejileri: Büyük Veri İş Başında – 45 Yıldız Şirket Büyük Veri’yi Nasıl Kullandı?

20170619_001346.jpgBernard Marr, kısa bir süre önce yayınlanan Büyük Veri İş Başında adlı kitabında, iş’teki stratejik yol haritasını veriyle şekillendirenleri anlatıyor. Aralarında kimler yok ki?

Facebook, ABD Hükümeti, Ralph Lauren, Microsoft gibi küresel ünlülerden Pendleton&Sons gibi belki de adını daha önce hiç duymadıklarınıza kadar pek çok özel şirket ve resmi kurum. Demek oluyor ki verinin önüne büyük sıfatı eklenmiş olsa da ona sadece büyük şirketlerin değil her boyuttaki işletmenin ihtiyacı var. İyi de neden?

Kitabın zengin içeriğine yansıyan şirketlerin bazısı pazarlama hizmetlerinde, bazısı ileriye dönük yatırımlarında kullanıyor veriyi. Kiminin üreteceği kıyafetin temelini oluşturuyor, kimini spor müsabakalarında başarıya götürüyor.

Ama hepsi karmaşık veri labirenti içinde kaybolmadan ilerleyerek elindeki veriyi doğru yerde ve zamanda kullanıyor.

Verinin kullanım yeri ve zamanına ilişkin kitapta yer alan örnek Rolls-Royce firması. İleri teknoloji ürünleri üreten Rolls-Royce, ürünlerinde gerçekleşebilecek arızaları önceden belirlemek ve sorun çıkmadan önce gereken önlemi almak için büyük veriden faydalanıyor. Bu süreçte öğrendiklerini ise tasarlayacağı yeni ürünleri geliştirmek üzere kullanıyor.

Yani sahip olduğu bilgiyle hem bugünün olası sorunlarını bertaraf ediyor hem de geleceği tasarlıyor. Marr’ın bakış açısı ise konuyu özetler nitelikte:


untitled Konu artık firmaların Büyük Veri’yi kullanıp kullanmamaları değil, onu ne zaman ve nasıl kullanacaklarıdır.”


Verinin nasıl kullanıldığı ile ilgili, kitaptaki çarpıcı örneklerden biri ise Caesars Entertainment. Şirket, kısa bir süre önce iflasın eşiğine geldiği için sahip olduğu varlıklara değer biçmek zorunda kalıyor. En pahalısı ise ne Caesars Palace oteli, ne de Paris Las Vegas. Dünya çapındaki 45 milyon otel ve kumarhane müşterisinin bilgilerinden inşa ettiği müşteri veri tabanı. Aslında Caesars örneği, günümüzde verinin ne denli değerli bir varlığa dönüştüğünün açık bir ifadesi.

Bunun yanı sıra pek çok alanda olduğu gibi reklam ve pazarlama sektörleri de günümüzde kişiye özel hizmete kanalize olmuş durumda. Bunun bir getirisi olarak hedefli pazarlama stratejisi ve hedefli reklamcılık kavramlarına son günlerde oldukça sık rastlar olduk.

Amaç basitçe bir ürüne veya hizmete ait reklamın ve pazarlama faaliyetinin, herkesten ziyade sadece onlarla ilgilenen ya da satın alma potansiyeline sahip olan tüketicilere yönlendirilmesi. Böylelikle firmalar sahip olduğu kaynakları daha etkin ve verimli kullanma avantajı elde ediyor.

mobile-phone-1917737_1920İşte bu noktada tüketicilerin kişisel verileri önem kazanıyor. Neyse ki onlara da artık sosyal medya ve mobil teknoloji sayesinde ulaşmak hiç zor değil. Marr, bu konunun detaylarına hem Facebook hem de Sprint ana başlığı altında değiniyor.

Sosyal mecraların giderek güvensizleşen ortamında daha temkinli davranmaya çalışan tüketici, kullanıcı profilinde gerçek bilgilerini gizlemeye başladı. Öte yandan mobil operatörler, geliştirdikleri yeni uygulamalar vasıtasıyla kullanıcıların dijital ayak izlerini halen takipte.

Mesela konum bilgimiz sandığımızdan çok daha değerli. Kitapta yer alan firmalardan biri olan Amerikalı restoran zinciri Dickey’s Barbecue Pit, satışların beklenenden daha az olduğu günlerde, yakınlarda olan insanlara mesaj göndererek onlarla günün menüsünü paylaşıyor. Gaye ise oldukça duygusal. Yemeğini hala yememiş olanlara alternatif çözüm sunarak satış miktarını hedeflenen düzeye çıkarabilmek.

Bu, bir restoran ile bir mobil operatörün veri konusunda geliştirebilecekleri işbirliklerinin en somut örneklerinden biri.

Özetle, günümüzün bu teknoloji ile süslenmiş şartlarında ne üretici ne de tüketici olarak Büyük Veri’ye kayıtsız kalmak mümkün değil. Ancak etrafımızı saran veri yığını içinde doğru hareket tarzını belirlemenin giderek güçleştiği de apaçık ortada.

O yüzden içerisinde pek çok farklı sektöre dair örnek barındıran bu kitap, şirketlerin ileri yol haritalarını şekillendirirken faydalanabilecekleri nitelikte.

Her ne kadar yazar, ilginç bulduğunuz ya da kendinizle veya çalıştığınız kurumla alakalı bölümleri okuyarak kitabı bir referans gibi kullanabileceğinizi de belirtse bence kitabın tamamından öğrenilecek çok şey var.

Özellikle her bölümdeki ‘Sonuçlar nelerdi?’ ve ‘Öğrenilen Temel Noktalar ve İşe Yarar Bilgiler Nelerdir?’ alt başlıkları, içerdiği değerlendirmelerle Büyük Veri’nin iş dünyasındaki önemini bir bütün olarak resmediyor.

Tabii yazarın kariyer portföyü de kitaptan öğreneceklerinizin kıymetini tespit etmek açısından önemli. Yazar Bernard Marr; IBM’den Shell’e, Birleşmiş Milletler’ den NATO’ya kadar pek çok farklı alanda faaliyet gösteren şirket ve kurumla çalışmış. Haliyle tüm bu alanlarda edindiği bilgi ve tecrübeyi kitabın içeriğine de yansıtmış.

Ayrıca yazarın konuyu sistematik bir şekilde basitçe yazıya dökmüş olması kitaba kolaylıkla anlaşılabilir bir karakter kazandırmış.

Ancak bu kadar zengin bir içeriğe sahip olan kitapta bir lojistik firmasının yer almaması şaşırtıcı. Marr’ın DHL ile de çalıştığını göz önüne alarak belki de kitabın 46’ncı şirketi olarak DHL seçilebilirdi.

Bakalım kitabı okuduğunuzda sizin de eksikliğini hissedeceğiniz bir 46’ncı şirket olacak mı?


📖Büyük Veri İş Başında: 45 Yıldız Şirket Büyük Veri’yi Nasıl Kullandı?
Bernard Marr

Çeviri: Başak Gündüz
296 sayfa, MediaCat Kitapları


Önceki
↩ Modada Etiklik Mümkün…


Sonraki
Bizim İş Halleri… ↪